8 Aralık 2008 Pazartesi

Kurban Bayramı hoşgeldi. Bu bayramın benim için, kimsenin umursamayacağı çok özel bir anlamı var; hayatımda ilk kez bir bayrama layığı ile hazırlanmış bulunmaktayım. Daha önceki bayramlara nedense tamamen hazırlıksız yakalanmaktaydım. Ev almış başını gider, çocuklar banyosuz, yeni kıyafetsiz odalarını dağıtır, ben giyecek elbise bulamam, bulsam ayakabbı uyduramam, Kaya her seferinde nasıl buluyorsa mutlaka delik çoraplarını giyer, mutfak kullanılmamaktan (ya da fazla kullanılıp temizlenmemekten) isyanları oynardı. Annemlerin evindeyken her bayram bir yerlere gittiğimizden, bayram hazırlığı, şeker, misafir ağırlama, ev gezmesi olaylarından bihaber yetiştim ben. Ve sırf bu yüzden bu durumlardan muaf olduğumu düşündüm yıllarca. Arife'yi bir kız ismi sandım ve gözlerimi gerçeklere kapadım uzun süre. Ama artık evli ve çocukluydum, bir şeyler yapmalıydım. Tam 5 sene boyunca evimi bayram havasına sokmaya uğraştım sonra, ve fakat alışmayan bünyede düzen durmuyor anacım, her seferinde bayramın ilk günü tüm odalara, banyoya, gardrobuma, mutfağıma bakıp bir an önce evden kaçmayı diledim. Nasıl olsa toparlayacak zaman yoktu, iyisi mi tez elden bayram gezmesine gidelim de misafirlerin ayıplayan bakışlarıyla karşılaşmayayım.

Bu sefer her şey farklı. Nasıl oldu bilmiyorum ama şu an evim tertemiz, düzenli, mutfağın penceresinden dışarıya zeytinyağlı dolma ve şekerpare kokuları yayılıyor ve en önemlisi benim giyecek güzel bir elbisem ve ona uygun papuçlarım var. Hatta ve hatta dün elbiseye uygun kolye bile baktım utanmadan. Saçlarımı da boyadım ve bayramlaşmaya gelecek eş dostu beyaz telleriminden mahrum bıraktım.

Çocuklar babaları ile nöbete gittiler. Onlara da ikinci derecede güzel kıyafetlerini giydirdim ki yarın asıl gezme görmelerde en güzelleri olsun üstlerinde. Sabahın köründe elimizi öpüp 20şer lirayı kaptılar hınzırlar. Sinan paşa hemen cüzdanına attı, verilen harçlıkları biriktirip Çin'e uçak bileti alacakmış. Çağlaysa yavrum öyle bonkör ki, geçen bayramdan beri aynı miktarda parayı cebe indirmelerine rağmen Çağlanın cüzdanındaki paranın yarısı arkadaşlarına, annesine babasına birşeyler ısmarlamaya gitti. Aynı ana babanın birbirine tamamen zıt kardeşleri işte...

Neyse, herkese iyi bayramlar diliyorum, bize uğramayı unutmayın. Büyüklerinizin elini öpün, bakarsınız size çocuk muamelesi yapıp cebinize harçlık koyanlar çıkar...

3 yorum:

Nazlila dedi ki...

Owww, bak evinizin bu halini merak ettim harbiden de.. :))) Hemen geliyorum!! Arife'yi ben de kiz ismi saniyodum önceleri, hatta hala arife denince asil anlami gelmez aklima.. :)))

sevi dedi ki...

bayraminiz kutlu olsuuun:D en kisa zaman da ben de bi 2009 plani yazicam ilham bekliyorum:PPP

Adsız dedi ki...

valla çok canım çekti, bayrama evimde girmeyeli ve hazırlanmayalı o kadar uzun zaman oldu ki. şekerpare benim de evde geçirdiğim sayılı bayramlarda yaptığım tatlıdır ama zeytinyağlı kısmına gelemedim hala:))
geçmiş bayramınız kutlu olsun gülüm, çocukların harçlıkları baki..

gülru