28 Temmuz 2008 Pazartesi

Yazdım oradan buradan

Demin eski girdilerime bakıyordum öylesine. Ne kadar laubali ve özensiz yazmışım kimilerini ya. Ben eskiden de böyle miydim acaba, yoksa bu blogspot beni bozdu mu yavaş yavaş. Bundan böyle daha özenli olmaya dikkat edeceğim, hani bunu niye yapacağım bilmiyorum ama...

Dün Gülru hanım ile görüşebildik. Onu, sanki hayatımızın doğal akışı bunu gerektiriyormuş gibi önce denize, sonra havuza, sonra tekrar denize yönlendirdim. Biz, dedim, sürekli bu şekilde yaşıyoruz burada, bir elde deniz bir elde havuz, gir girebildiğince...

Ve tabi bu kadar umursamazlık gece yarısı öcünü aldı benden: Sinan bütün gece kustu durdu. Aslında çok da şaşırmadım, sabah 11'den akşam 6'ya dek durmaksızın suya girdi, annesi olarak daha yakından ilgilenseydim sanırım yediği onca güzel pastayı, tostu, eti çıkarmayacaktı (buraları iğrenç, okumayın derdim ama geçmiş ola). Sabah İzmir yolunda bu kez Çağla başladı kusmaya. Hay Allahım ya, arabada her bir detay mevcuttu ama ne ıslak ne kuru bir tane mendil bulamadık. Neyse ki bir park yerinde delilleri yok edebildik az sonra. İzmirde de annem işlerini hallederken ben çocuklarla evde Yaprak Dökümü izledim. Ne annemin tavsiyelerş, ne o uzun can sıkılmalarım, bu diziyi izlemem için geçerli bir neden olamamıştı, bugün ömrümün ilk yaprak dökümünde kim kimdi bir türlü anlayamadım. Ama Halil Ergünün botokslu yüzü beni gerdi:)

Dönüşten önce Yıldız Teyzemle klasiğimiz haline gelen İkea gezmemizi yapmamıza engel olmadı iki hasta bebe, sabırsız bir anne ve parasızlık. Koca kırmızı dolaplarını atacağımdan, çocuklar için daracık, hiç yer kaplamayan muşamba bir raf-dolap aldım.

Şimdi yine silinirmiş tüm bunlar... Var ya, isyan ederim artık. Üniversite tercihlerimi belirledim bu akşam. İlki İtalyan dili, sonra sırasıyla Alman Dili,Latin Dili, Turizm Rehberliği ve Sanat Tarihi. Son ikisinin sırası değişecek. İspanyol diline maalesef puanım yetmiyor. Diğerlerine de yeteceğinden şüpheliyim. Kimi sorunsallar var puanlamada ve burada anlatmak can sıkar. Sonuçta hiö bir yeri kazanamazsam hiiiç şaşırmayacağım. Bu sınavın bana acayip hoş bir faydası oldu bu arada: Almanlardan haz etmesem de, Alman dilini ne kadar öğrenmek istediğimi anladım. Kızılaya giderken Alman Kültür Merkezi var, hiç ir yeri kazanamazsam oraya devam edebilirim. Bu arada dillerle aramdaki ilişki de gayet net bir hale geliyor: dilleri sev, konuşana kıl ol.

Aman hemen basıverdim bu blogu, silinirse harbi bozulurum...

2 yorum:

Sevgul dedi ki...

yav blog yazcam yazamadim bu ara vakit yok abla ve yigen geldi malum ) ama vakit bulunca yazcam. bu feedjit midir nedir orda gorursen beni hem okuyo hem niye konusmuyo deme yani :P vakit oldukca gelip bakiom bloguna :)
gecmis olsun ufakliklara optum cok :))

Sevgul dedi ki...

kim bu boomington indiana, amerikadan girmis bloguna, oslem beni kimlerle aldatiyosuuun hani bu bloga sadece biz girioduk :PPP