20 Kasım 2008 Perşembe

TUHAF BİR SORUN

Çağla okulunda şimdilik başarılı. Öğretmeniyle genellikle karşılaşmıyoruz. Öyle özellikle övdüğü veya yerdiği bir konuya da rast gelmedim. Arkadaşları ile arasındaki çekingenlik de kayboldu, giriş zilini beklediğimiz o 15-20 dakikada sürekli birileri ile koşturup duruyor. Buraya kadar Çağla açısından hiç bir problem göremiyorum, aksine gururum şu sıralar tavan yapmakta:)

Fakat bu haftanın başından itibaren velilerden öğretmenle ilgili tuhaf tuhaf yorumlar duydum. Bana kimse açıkça ne olduğunu anlatmadığından, öğretmenin müdüre şikayet edildiğini duyduğumda çok şaşırdım. Aynı öğretmenden mi bahsediyorlar, oysa biz ailecek çok memnunuz, Allah Allah gibi bir sürü düşünce doldurdu kafamı.

Öğretmenimizi hakkaten çok seviyorum. Tamam azıcık bunamış gibi, epey de disiplinli, ve çooook ödev veriyor, ama işte çocuklara tavrını, öğretme kabiliyetini, iyi bir şeyler yapma çabasını çok takdir ediyorum. Sınıf 34 kişi, bunların yarısı benim de şahit olduğum kadarıyla ya yaramaz, ya zor öğrenen veya da ilk kez anasından ayrı kalmış çocuklar. Veli toplantısında bizlerden istediği yardımdan da anladığım kadarıyla, öğretmen hepsi ile başa çıkamıyor, yaramazlar usluların zamanından çalıyor, ve ne yazık ki bu da diğer şubelerden bir iki gün geride olmamıza neden oluyor.

Sabahtan beri bu konu kafamda. Kadını istifa ettirecekler sonunda. Zaten 10 gün önce kocası kalp krizi geçirmiş, kardeşi de kansermiş, yani harbi zor günler geçiriyor kadıncağız. Şikayet edenlerin hepsi de ya yaramaz ya da zor öğrenen velisi. Evelsi gün de bir çocuğu azıcık pataklamış, eh bu da bardağı taşıran son damla olmuş. Dayak konusu tabi ki de çok uzak durulması gereken hassas bir konu ama bu pataklama olayını duyunca aklıma direk ilkokulda yediğimiz o cevteller/tokatlar geldi, ve şunu düşünürken yakaladım kendimi: kulak çekme okey, tek ayak üstünde ceza okey, ama tekme tokat no no no... Öğretmen acaba hangisini yaptı, soramıyorum ki kimseye. Sonra diyorum ki, dayağı yiyen senin kızın olsa ne yapardın? Önce kızımı sorgulardım muhtemelen. Ama her halukarda öğretmenle şöyle uzun uzadıya konuşurdum. Üstelik, içimdeki ses bizim öğretmenin çileden çıkartılmadan öyle kolay kolay dayak atmayacağını söylüyor.

İşin kafa karıştıran yanı ise bana ait. Çağla öğretmenini bu kadar sevmeseydi, ben ona ısınmasaydım, öğretmenden kötü muamele görseydik, acaba hala o öğretme kabiliyetine, iyi şeyler yapma çabasına aynı sevencelikle bakabilir miydim? Kadının özel hayatına bakarak biraz daha sabırlı olabilirdim belki, sonuçta evdeki durumlar da öğrencinin sınıftaki halini etkiliyor, bunlar birbiri ile acayip ilgili konular, kimse de özel hayatıyla iş hayatını keskin bir bıçakla ayıramıyor.

Üzülüyorum sonuçta. Böyle bir düzeni kurmuşken kadının gitmesini istemem. Öğrencilere kötü davranmasını da istemem elbet. Bilmiyorum...

Hazır blog yazmışken dün çok eğlenerek yaptığım bir şeyi anlatayım. Dün Sinanın ilk dişi çıktı (Çağla çatladı). Buna hemen öğretmişler, akşam diş perisi yastığının altına hediye koyacak diye. Zaten akşamın bir vakti, üstelik arabasız aldığım için onları, çaktırmadan hediye alacak zamanım yoktu. Gece evde her yeri aradım taradım, belki onlardan skaladığım bir oyuncak, kitap filan vardır diye, e yok... Ben de çocuklar uyuduktan sonra aldım elime kağıdı kalemi ve şunları yazdım:

SEVGİLİ SİNAN,
BEN DİŞ PERİSİ. DUYDUM Kİ BUGÜN İLK DİŞİN ÇIKMIŞ, TEBRİK EDERİM EVLADIM (yaşlı teyze ya:). BUGÜN BİRAZ ÜŞÜTMÜŞÜM, EVDEN ÇIKIP SANA HEDİYE ALAMADIM. ANNENE BENİM ADIMA SANA BİR HEDİYE ALMASINI SÖYLE, ABLANI DA UNUTMASIN. ARTIK BİRAZ DAHA BÜYÜDÜN YAVRUM, NE GÜZEL DEĞİL Mİ?
DİŞ PERİSİ

Yazarken bir eğlendim bir eğlendim sormayın. Sabah kalktığımızda Sinan yastığın altına baktı ve "diş perisi hediye almamış ama mektup yazmış" dedi. Hiç şüphelenmediler... Of ya, ne eğlenceli şu çocuklar be...

4 yorum:

çolpan erdem dedi ki...

ahahahhahahha,diş perisinin mektunuba bittim,hem de yaşlı diş perisi ha!
ama asıl öğretmene anlayış göstermen harika!3 senelik küçük çocuklarla çalışma deneyimden sonra bu işlere bakışım çok değişti, birincisi malesef çocuklar son derece sorunlu olabiliyor sınıfta,yani kesinlikle evdeki anneciğinin biricik masum çocukları değiller sınıfta!ikincisi ise velilerle uğraşmak gerçekten de çok zordur! her veli kendi muhteşem çocuğunun yaramazlık dahi yaptığına inanmaz, her şeyi sorun yapar, çocuktur onlar diyemez! öğretmen ne kadar yetkin,deneyimli bilmem ne de olsa, bilmem kaç saat çocuklarla birebir uğraşır,öyle ki bazen arkanı bi saniyeliğine dönsen,bi öğrenci diğerinin gözünü patlatmış olabilir. ve çocuklar durmadan soru sorar,durmadan şikayet eder,durmadan ama durmadan bi sorun yaşarlar sadece öğretmenin çözebileceği. ay ben çocukları çok severim, benden çok iyi öğretmen olur diyen zihniyeti burdan kınamakla birlikte, eğer yemiyosa sakın öğretmenlik yapmasınlar diyorum! drama dersi gibi eğlenceli bir dersin hocası bile olduğumda ve o sınıfı hafta da bi kez görüyor olduğumda bile,bi çocuğu hırpalayabileceğimi düşündüm malesef, tabi ki yapmadım, yapılmasını kesinlikle haklı görmem ama öyle.anne babasından madden ve manen şiddet gören çocukların oranı malesef ki çok çok yüksek, ve o çocukları o hale getiren veliler öğretmenin her hareketini eleştirme,begenmeme filan gibi lüksler taşıyolar. öyle hassas bi konu ki bu,,,keşke tüm veliler senin gibi çok yönlü düşünmeye çalışsalar, ki böyle annelerin çocukları zaten ne öğretmenine,ne arkadaşlarına zorluk yaratır. sihirli değnekler yok ellerinde öğrenciye dokunsun ve herşeyi değiştirsin, malesef o sihirli değnekler anne babaların elinde!!

Nazlila dedi ki...

Ben de eger kalbin ögretmene isindiysa inanmaktan vazgecme derim! Yani 6. hislerimiz degilmidir biraz da bizi yönlendiren! Bu isin kokusu yakinda cikar, merak etme. En kötüsünü bile duysan sen insan olarak önce insan gibi düsündügünü bilmenin mutlulugunu yasa ve tecrübe deyip gec.. Eger duman bos yere cikiyorsa da endiselenecek bir sey zaten yok.

Adsız dedi ki...

o çocuğun hırpalandığı sırada çağla sınıfta diilmiymiş? o ne diyor?? valla çocuk hakediyodur gibi geliyor bana..
diş perisinin mektubu da süpermişşş

gülru

sevi dedi ki...

ya sudisperisine bas da ben de koptuk:))) super olmus. caglamemnunsa ogretmeninden, sen de isindiysan bosver gitsin. velilerin kaprisidir. o ogretmen de mudur de eminim benzer velilerle senelerdir ugrasiyolardir, bosver sen takma kafana :) isallah hersey yoluna girer cabucak.