28 Aralık 2008 Pazar

Mutlu Yıllar Bize


Burayı okuyanların yarısının bildiği üzere, Kaya ile doğumgünümüzü kutladık evde. Pek hoştu bana göre, geçirdiğim en güzel doğumgünüydü hatta. Arkadaşlarımın eğlenceye çıktıklarında filan ne kadar eğlendiklerini bilmediğimi fark ettim. Yani dün gece bana göre çok eğlenceliydi, huzurluydu, fakat kim bilir diğerleri belki de başka başka arkadaşlarıyla toplandıklarında hep böyle eğleniyorlar, onlar için eğlenceli ama diğerleri gibi bir gece olabilir pek tabi ki de. Olsundu, kırılan onca uzoya, dökülen limonataya, yanmaktan kurtarılan böreğe (inanmıyorsunuz ama yanımda birileri olmasa gözümün önünde fırında duran böreği yakabilirim), yatağımda yenen kuruyemişe, gecenin yüz karası olabilecekken Pınar tarafından son anda kurtarılan kısıra, tarif edemeyeceğim kadar tuhaf bir görünüşe sahip pastaya (ama tadı güzeldi naber)ve evde "nereye konulacağı bilinmeyen" tüm eşyaları tıktığım için herkeslerden sakladığım yatak odamın bizzat herkesler tarafından görülmesine rağmen ben acayip eğlendim. Sarhoş olmadım, dağıtmadım, kutlama değil mi eğlenecem lan diye kendimi zorlamadım. Herkesteki iyi niyet ve huzur çocuklara da mı yansıdı ne, o kaddar çocukla nasıl geçecek gece derken baktık çıtları çıkmıyor.

Kaya ile doğumgünlerimizin ardarda olması beni her zaman mutlu etmiştir. Hayatımdaki ilk aşkımın doğumgünü 30 aralıktı, ikinci aşkım Kayanın 28 aralık doğumlu olduğunu öğrendiğimde duygularımın ve içgüdülerimin tuhaf istikrarına hayran kalmıştım. Aslında ne değişik doğum hikayelerimiz var kimbilir. Mesela benimki; doktorlar 16 ocağa gün vermişler annemlere, fakat bizimkiler yeni eve taşınmak için 29 aralıkta karar kılınca 74'e anne karnında girmeyi bekleyememişim. Bir de beni hep mutlu eden bir şey söylerler, uzun süren işsizlik döneminden sonra 29 aralık günü babamın hem bir bebeği hem de yeni bir işi olmuş:) Ayol uğur bereket getirmişim canım aileye işte... (Aslında bu doğum hikayemi annemden dinlemek lazım, offf nasıl dallandırır budaklandırır, sanırsınız ki bir mesih doğuyor, yok efendim ben bir hafta gözlerimi açmamışım, sonra güneşli bir sabah yüzüme güneş gelmişmiş de gözlerimi aralamışım, bütün hemşireler filan wooow olmuş -aslında annemin tam bir abartma sanatkarı olduğu bundan belli, Almanya gibi bir memlekette yeşil gözlü doğan çocuğu kim ne yapsın-).

Şimdi huzurlarınızda sizlere çok teşekkür etmek istiyorum ve ediyorum (cümlenin neresinden tutsam elimde kalacak, böyle dursun en iyisi). Bizleri bu mes'ut günümüzde yalnız bırakmadınız, güldürdünüz, içirdiniz, yeri geldi uzo şişesin kırıklarını bezlerle sildiniz, yeri geldi çekil kız kenara deyip mutfağa el attınız, bizi güzel hediyelere boğdunuz, anam sex bomb'da çiftetelli bile oynadınız daha ne isteyeyim...

Kızlars, var mısınız her birimizin doğum gününü böyle şenlikli kutlayalım? Şahsen bendeniz yıl sonu ev toplaşmalarını her sene yapmaya karar verdim, sizinkileri de yaparsak yılda en azından 4 kez görüşmeyi garantileriz:) He?

Neyse, 35 yaşım hoşgeldi diyorum. Artık olayı kaptım sanırım, bundan sonrasını ben hallederim:)

5 yorum:

Pinar dedi ki...

iyiki doğmussun güzel gözlü yüreği kocaman şapşal arkadaşım:)
Şu toplanma hikayesine gelince....seneye bende toplanalım..pastada benden..nesılllll......

Nazlila dedi ki...

Valla kendi dogumgünümden biliyorum, toplanmak ve eglenmek bir hayli eglenceli harbiden de.. Evet, evet bence de her sene yapalim böyle.. :))

Adsız dedi ki...

süper bi geceydi, herkese teşekkürlerrrrrr.
seneye eğer tatiller denk gelmezse ben de isterim bölle bişi ama yaz çocuu olunca malum işte:(

gülru

Pinar dedi ki...

eeeee resim niye değişti:)aslında içimden degişmesinide istemiştim hani....anlarsınyaaaaaaaaaa:)

çolpan erdem dedi ki...

doğum günün kutlu olsun özlemcim :))umarım tüm yaşın böyle eğlenceli geçer