5 Kasım 2008 Çarşamba

Şimdiii, kendimiz hakkında 6 ufak detay yazacağız... daa, ben link vermeyi bilmiyorum ki... önce onu bir deneyeyim. Sevgül beni ve birkaç arkadaşı ebelemiş. Şimdi Sevgüle link vermeye çalışacağım.
Birşeyler çıktı ama hadi hayırlısı...

1. yanaklarımı yerim ben. Özellikle sağ yanağımı. İç kısmını tabi. Bu yüzden sağ yanağımla sol yanağım arasında baya bir kalınlık farkı vardır. Napiyim, kimi tırnak yer kimi saç koparır, ben de görünmeyen, benden içerü bir yerlerde karar kılmışım. İğrenç bir başlangıç oldu di mi?

2. yatmadan önce 20 kez filan tuvalete giderim. İhtiyacım olsun olmasın. Bu yüzden çoğunlukla uykum da kaçar. Sanırım takıntı diyorlar buna, desinler, değişemem. Ama uykusu gelince uçar adım yatağa gidenlere de arada özenirim. Tuvalet yaa, hani mutfak gibi, salon gibi evin hoş kokan yerleri değil de tuvalet... Kabus görmediğime şaşırıyorum.

3. Hiç kabus görmem. Eskiden rüyalarımın çoğunu hatırlardım, ama şimdi bilinçaltımı çalıştırmaya üşendiğim için onu bile yapmıyorum. Hatırladığım son kabusu sanırım üniversite için Ankaraya geldiğimde, yurttaki ilk gecemde görmüştüm. İzini bir türlü bulamadığım arkadaşım Cemile uyandırıp bir bardak su içirmişti bana...

4. Yolculuk öncesi beni afakanlar basar. Neyle gidersem gideyim, araba da olsa otobüs de, bir gece öncesi bir sinir hali, bir huzursuzluk... Tıpkı anneannem gibi, hareket saatinden çok önce varmak isterim gara, otogara. Araba ile gideceksek bir gece önceden tüm eşyaları yüklemek isterim, bana anahtarı alıp çıkmak kalsın diye. Hiç de başaramamışımdır ya.

5. Çamaşır asarken mandalların uyumuna özen gösteririm. Misal bir gömleği iki mandalla asacaksam ikisi de aynı renkte olmalı. Bu uğruda tüm mandal yerlerini değiştirebilirim. Özellikle dışarıya asıyorsam (ki mandalı sadece dışarı için kullanıyorum), konu komşunun çamaşırların beyazlığına değil (hiç göz kamaştıran beyazlıkta olmazlar ki) mandalların uyumuna bakıyor olduklarını hayal ederim. Çorapları da sepetin kenarına, hepsi elle düzeltilmiş şekilde asarım, kiri çıkmamış beyazları saklamak koşuluyla.

6. Çocukların kulaklarını temizlemeye bayılırım. Biz çocukken annem kardeşimi para ile kandırmaya çalışırdı, kulaklarını temizlersem 5 lira senin, diye. Bana çok tuhaf gelirdi böylesine zevk alması. Ama hakkaten de ne acayip birşeymiş ya. Kulak çubuğu temiz çıkarsa bazen kızarım bile, neden kirlenmemiş 1 haftada diye. Bu da biraz iğrenç oldu galiba, idare edin artık aklıma bir şey gelmedi...

Şimdiii, bakalım şu link olayı becerebilecek miyim... Yapamazsam aşağıda adı yazılı olan arkadaşar bi zahmet kendi sayfalarına girip yazıversinler kendileri hakkında birşeyler.

Çolpan

Deniz

Defne

Sanem

Benden bu kadar, altıya tamamlamam imkansız. Hem yukarıdakilerden bile fire vereceğim garanti.

2 yorum:

sevi dedi ki...

hic de igrenc degil :P ben de yanagimin ic kismini yerim :P hatta bi ara cok abartmistim da yara olmustu ben de ondan sonra tirnaklarima dadanmistim. iykk bence tirnak yemek daha igrenc :P

SaNeM dedi ki...

;) su camasir asma olayimiz ayni.